Pages

14 Şubat 2012 Salı

Zihinsel Terörizm / 4

Bir önceleme yapmak gerekirse, maddenin aslı ile muhatap olduğu sanrısındaki özne için aşırı gerçeklikten söz edilebilir. 

Dünya; yarattığı aşırı gerçeklik yanılsamasıyla; olumsuzu olumlamaktadır.

Öznenin kendisini güven içerisinde hissedebileceği/temellendirebileceği tek durum yanılsamayı yok saymaktır. Özne; düş kırıklarını ve sanrısını aşırı gerçeklik ile takas eder. Öznenin takası; sahtelikten lanetli bir pay almaya benzer. Gerçeğin çekiciliğine sahip imge tarafından büyülenmiş/tuzağa düşürülmüş olduğu için, kendini takas etmekten alamaz. Bilinci, dünyanın nesnel yanılsamasına aldanmıştır. Bilinç ile dünya arasındaki, gerçekle sürdürülen oyunda, anlamdan yoksun olduğuna tanıklık edilen olaylar, anlamı bilinçten çalarken; özne gayri iradi tepkiler vermektedir. 

27 Ocak 2012 Cuma

Zihinsel Terörizm / 3

Nesneler tarafından yönetilmenin absürtlüğü!

Nesne, göstergebilimsel bir kod taşıdığı için, çok uluslu şirketlerin logolarını üzerinde taşıyan birey, kaçınılmaz bir hayranlık nesnesine dönüşmüştür. 

Sistemin izin verdiği ölçüde sunulan "şey"lerin peşinde koşan birey için nesne, yalnızlığı ve çaresizliği yok etme aracına dönüşmüşken, çekici olan, nesnenin dayanıksızlığı mı, yoksa öznenin kırılganlığı ve parçalanmışlığının trajikliği mi sorusunun rahatsız ediciliğidir.

Zihinsel Terörizm / 2

Özne, her gün sentetize edilmiş görüntülerin ve metinlerin estetiksel zehirlemesine maruz bırakılırken, kaybolma azizliğine uğramaması için tepkisi ölçülür. 

Öznenin tepkisizliği ise, kendi istencinden kaçma arzusunun ön belirtisidir ve anlamlandırmanın aşırı hızlanması içerisinde nedenleri ve sonuçları altüst eder. 

Hızlanma aralığının hangi aşamasında olduğu duygusunu yitirmek üzere olan öznenin gerçekliği tehlike altındadır! 

Nesne ile statü satın almayı reddeden, sunulan tüm içeriğe ciddiyetle tapmayan, manipule edilemeyen ve tüketim ahlakını reddeden birey, maddeyle arasına inşa ettiği keskin sınır nedeniyle dışlansa da, gayri iradi cevaplar üretmez. Tükenmek bilmeyen sonsuz "şimdi" yi meşrulaştırmaz. 

26 Ocak 2012 Perşembe

Yanılsamanın Aşırılığı


Söz konusu olan, öznenin "sürekli" yanılsaması değil, bir "süreklilik" aldatmacasıdır. "Dün" ve "yarın" arasında sonsuz bir "bugün"... Özne, dünyanın kökten yanılsamasına karşın, anlam üretme isteğini sonlandırmamaktadır.

Öznenin anlam üretme çabası, nesnenin yanılsama üretme aşırılığı karşısında parçalandığından, öznenin anomali yaratmayan seçimlere yönelmesini sağlayarak, tepkiyi ortadan kaldırmaya çalışan ise sistemdir. 

Hayal gücünün sınırlarının ötesine geçebilecek gücü yaratan sistemin kendi içerisindeki hatalar olmasına karşılık, otantikliği, sistem içerisinde oluşan bir anomali olarak görerek, kısa zamanda temizlemeye kalkışan ise yine sistemin kendisidir. 

25 Ocak 2012 Çarşamba

Foucault Tesirli Bomba

Birey tanımı yeniden yapılandırıldı! 

Toplumun yeniden yapılandırılması sürecinde benlik teknolojileri üzerinde çalışanlar, seçimin aidiyeti konusunda algı bozukluğu yaratarak, oluşturulan ilişkiler ağını gizlediler. 

Bireyselliğin boynuna doladıkları ipi şiddetle sıktıkları halde, fiilin öznesini görmeye çalışan kişinin direnişi yetersiz! 

Görünmediği halde gören bir otoriteyi içselleştirmiş itaatkar birey...

Normalleştirildi! 

Soru Cevaptan Kıymetli Olabilir!!!

Anlatmak istediklerimi otantik ile otantik olmayan arasındaki seçim üzerinden ifade etmeye kalkışmadan, sade bir dil kullanma gayreti göstereceğim.
 
Çoğu kişi için yazdıklarımın safsatadan öteye gitmediğini bilmekle birlikte, hiçbir zaman anlaşılmazlıklarıma bir yenisini daha eklemekten ürkmedim.
 
Saldırgan tavrımın yöneldiği özneyi isimle belirtmemeye gayret göstermemin nedeni, öncelikli olarak aynanın karşısına geçebilme cesaretiyle, kendi benliğimin yüklerinden kurtulma çabası ile hatayı yapana değil, hataya tavır alma durumudur.

Muhatap bulamadığı zamanlar olsa da, saldırılar planlı ve özneye yönelikti. Nesneye dönüşmüşlüğünden kurtulamayan özneye... Durum böyle olduğunda, yaptığımın, düzenli bir odaya girip, odayı dağıtmaktan fazlası olduğunu kim iddia edebilir?
  
Okuyucuya yönelik bu aldatmanın sorumlusunun kim olduğunu sorma cesareti gösterebilirsiniz! Fakat, cevap inkar etseniz dahi sürekli orada duran beyninize batmış bir kıymık gibidir.! Tüm ihtiyaçlarınızın giderildiği, mutsuzluklarınızın dindirildiği ideal bir dünya sunulduğunda,  zihninizi meşgul etmek için tasarlanmış bir mutluluk yanılsamasının bir yanılsama olması gerektiğini görmenizi beklerim.

7 Aralık 2011 Çarşamba

An Unposted Letter To My Lover/2



İki yabancı gibi konuştuğumuz akşamlarda, -her ne kadar ikimizin durumunda bir benzerlik olmadığını düşünüyor olsam da- kendi değişmeyecek görüşlerimi anlatmaya son vermek isterdim.  Düşünmek bile oldukça yorucu... Anlaşılır ve açık değil...  "Yine de" gerçeği sarsıyor.   

İlk hecesini vurgulu söylediğin "Hemen" sözcüğünün kışkırtmalarına, sahip olmanın güveni içinde fısıldadığın "benimsin" sözcüğünün doğrudan kanıma karışan büyüsüne karşı savaşabilir miyim? Bilmiyorum. Oysa, ilk anda, sezgisel olarak, her şeyin Seninle ilgili olduğunu düşünebilecek kadar cesur birisi için bile kelimeler üzerinde hakimiyet kurmaya çalışmak kadar ürkütücü başka bir şey olmadığını bilmiyorsun! Belki de, önyargılarımı parçalamalarına izin vermeliyim. Ya da tam aksine sorularının etrafında dolanmayı öğrenmeliyim. İlki; öğrencilik, ikincisi ise çılgınlık...

Süreksiz, mantıksal olarak tutarsız ve düzensiz oldukları için; buluşmalarımız, yirmi farklı rüyayla bölünen uykulara benziyor. Ayrılışlarım ise, korkudan ödü patlarcasına uçup giden bir kuşa. Yakınmıyorum. Eğer; isminin ağırlığını taşıyabilecek kadar güçlü olsaydım, kalmama nedenimi açıklayabilirdim.  Belki, korku biraz daha az baskı yapsaydı şakaklarıma... Avuntular...
 
 

Sylvia Plath

And by the way, everything in life is writable about if you have the outgoing guts to do it, and the imagination to improvise. The worst enemy to creativity is self-doubt. But life is long. And it is the long run that balances the short flare of interest and passion. Dying is an art, like everything else. I do it exceptionally well. I do it so it feels like hell. I do it so it feels real. I guess you could say I've a call. How frail the human heart must be - a mirrored pool of thought. I am too pure for you or anyone. I shut my eyes and all the world drops dead; I lift my eyes and all is born again.

I'm French, so I'm quite lazy about exercising, and I smoke.

I'm French, so I'm quite lazy about exercising, and I smoke.

Can you keep a secret? I'm trying to organize a prison break. I'm looking for, like, an accomplice. We have to first get out of this bar, then the hotel, then the city, and then the country. Are you in or you out?